İş hayatında nasıl davranmanız gerektiği başarılı bir yönetici de olsanız, iş hayatına yeni adım atacak biri de olsanız çok önemlidir.

 

Özel yaşantımızda olduğu gibi iş hayatında da hepimiz nezaket kurallarına uygun bir biçimde nasıl davranmamız gerektiğini çok iyi bilmeliyiz. Bazen nasıl davranmamız gerektiğini bilmediğimizin farkında olmayız, işte o zaman iş arkadaşlarımızın, yatırımcılarımızın ve müşterilerimizin güvenini kaybetmemiz de kaçınılmaz olmaktadır. Saygılı ve kibar olmak asla kötü bir şey olarak düşünülmemelidir. Başkalarına nasıl davrandığınıza dikkat edin, onların da hislerine ve fikirlerine saygı gösterin. Gülümseyerek kurulan bir göz teması ve samimi bir el sıkış kesinlikle çok önemlidir. Etrafımızdaki herkese “teşekkür etmeyi” ve “lütfen” demeyi öğrenmek ne kadar zor olabilir ki?
 
Nezaket kuralları tuhaflık veya gösteriş meraklılığı olmadığı gibi, eski moda bir kurallar zinciri de değildir. Kendinize ve çevrenizdekilere gösterdiğiniz saygının bir kanıtıdır. Rönesans dönemini yaşamış Avrupalılar'ın söylediği gibi, "istediğiniz, elde etmek için çaba harcadığınız başarının biletidir" gerçekten de. Nezaket kurallarını bilmek ve uygulamak size kendinizi daha farklı, daha iyi hissettirir. Kendinize güveniniz artar. İnsanlar sizden hoşlanmaya başlar. Çünkü siz bu sayede onlara kendilerini özel hissettirmeye başlarsınız. Bunun insanlar üzerindeki etkisi sizi unutulmaz yapmaya yeter. Eminim iş hayatında ya da özel hayatınızda kibarlığı ve doğru davranışı sayesinde düştüğünüz nahoş bir durumu, pozitif bir hale dönüştürmeyi başarmış, sizi kötü bir duruma düşmekten kurtarmış mutlaka bir kahramanınız vardır.
 
Günümüzde Duygusal Zekâ'nın içinde kabul edilen sosyal zekânın, nesilden nesile düşmesi belki de neden çevremizdeki insanlara bu kadar uzak durduğumuzun cevabı olabilir. Diğer taraftan yapılan araştırmalar aslında pek çok kişinin probleminin nasıl etkileşime gireceğini bilmemesi ya da emin olmaması olduğunu belgeliyor. Neden bilemiyoruz dersiniz? Bana göre açıklaması son derece basit. Çünkü bizler insan ilişkilerini düzenleyen en önemli unsuru, nezaket kurallarını hayatımızdan çıkartma yoluna gittik. Çünkü bizler, salt görgü kuralları ile günlük ahlak arasındaki ayırımı yapmakta başarısızlığa uğradık. Nezaket kurallarının modasının geçtiğini düşündük içimizden, ne gerek var öğrenmeye, uygulamaya dedik. Trafikte diğer araçları tehlikeye atarak araç sürmeyi büyük bir beceri saydık, yemek yerken bıçağımızı hangi elle kullandığımın ne önemi var ki, önemli olan benim bitirdiğim üniversite, unvanım, kaç kişiyi yönettiğim dedik. Ama farkına varmadan insanlarla ilişkilerimizi düzenleyen, bizleri diğerlerine yaklaştıran, toplumu toplum yapan bazı güzel alışkanlıkların da ortadan kalkmasına sebep olduk. Çevremizdekilere saygı göstermenin, onların toplu taşıma araçlarına itilmeden inip binme haklarına saygı duymak olduğunu unuttuk. Açık havada ya da bir kafede oturan kişinin orada kaldığı tüm süre boyunca bizim sesimizi dinlemek ve attığımız kahkahalara hoşgörü göstermek zorunda olmama hakkını unuttuk. İş ilişkisi içerisinde olduğumuz kişilere ilk defa telefon irtibatı kurduğumuzda saygısızca kendi firmamızın ne kadar büyük bir firma olduğunu ve kendimizin bu büyük firma içerisinde 180 mağazadan sorumlu koordinatör olduğumuzu söylerken, konuştuğumuz kişinin de uluslararası bir şirketin genel müdürü olduğunu unuttuk. Velhasıl kelam biz aslında sosyal açıdan ilerlemenin, gelişmenin; medeni olmak, kibar olmak, görgü kurallarına uymak demek olduğunu unuttuk.
 
İş yaşamında nezaket kurallarını bilmemek ya da uygulamamak sizi başarısız kılmayacaktır. Ancak, başka kriterlerde eşit olan insanlar içinde bu kurallara uygun davranan bireyin üstün geleceği kaçınılmazdır.
 
Bu yasaları nasıl öğrenebilirsiniz?
 
İlk şart, buna gerçekten hevesli olmanız ve bu kuralları öğrenmenizin başarınıza katkıda bulunacağına inanmanızdır. Hareketlerimizi, davranışlarımızı tanımak, daha etkili kılmak için neler yapmamız gerektiğini bilmek ve protokole ilişkin kuralları iyi bir şekilde öğrenmememiz kısacası bu konuya biraz zaman ayırmamız yeterli olacaktır.
 
Nezaketin; çevreyle ilgili doğru davranış alışkanlıklarının ne sosyo-kültürel ne de ekonomik düzeyle ilgisi var, sizce de etik alışkanlıkların yerleşebilmesi için, unutulan toplum kurallarının hatırlanması ve mutlaka uygulanıyor olması gerekmez mi?
Vedat Özeren
MaviBahçe AVYM Müdürü
Vedat.Ozeren@ece.com

Arkadaşına Gönder

x