Birçok kişi iş hayatında duygulara yer olmadığını düşünür. Oysa ‘duygusal zekâ’nın kazandığı popülerliğe ve gördüğü geniş kabule bakıldığı zaman ‘iş hayatı’ ve ‘duygu’ların birbiriyle ilişkili olduğu ortaya çıktı. İlk kez duygusal zeka kavramını ortaya koyan Peter Salovey ve John Mayer, 1990'da duygusal zekayı şöyle açıkla- mışlardır; “Duygusal zeka bir kişinin kendisinin ve başkalarının duygularının farkında olabilmesi, onları ayırt edebilmesi ve kişinin düşüncesi ve eyleminde bu bilgiyi kullanabilmesidir”

 

Verilen her kararın ve atılan her adımın ardında aklın gerekçeleri olduğu kadar duygu dünyasının izleri de vardır. Bunu inkar etmek, var olan bir şeyi yok saymak anlamına gelir. Duygular, amaca hizmet ettiklerinde son derece yararlıdır. Bu şekliyle duyguların yol gösterici, harekete geçirici ve etkinliği artırıcı işlevleri vardır. Ancak duygular aklı ve mantığı egemenliği altına alıp onun ötesine geçtiklerinde kişinin kendisine ve amacına zarar vermesine yol açar. Çalışanların özellikle kendini motive etme boyutunun yani tüm zorluk engel ve alınan olumsuz sonuçlara rağmen başarıya odaklanabilmesinin ve de sosyal beceriler boyutunun etkili olduğu belirlenmiştir. Buna göre, çalışanların etkin çatışma stratejilerini seçerken bu iki boyut üzerinde durmaları ve kendilerini bu doğrultuda geliştirmeleri gerektiği söylenebilir.
 
insan zekâsının gerçek ölçütünün IQ olmasa bile, hayat başarısı konusunda belirleyici olanın kişilerin duygusal olgunlukları (EQ) olduğunu düşündürmektedir. EQ, kişinin görünen bütün davranışlarını yönlendiren ihtiyaç, dürtü ve gerçek değerlerini temsil etmekte ve insanlarla olan ilişkilerin ve iş yaşamındaki başarının belirleyicisi olmaktadır. EQ, IQ’nun karşıtı değildir. Araştırmacılar stresle başa çıkma yeteneğinin, kişinin konsantre olabilme yeteneğini ve zekâsını kullanabilmesini nasıl etkilediğini ve bunun gibi iki kavram arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışmaktadırlar. Yapılan araştırmalar, kişilerin başarısında IQ’nun yalnızca %20 rol oynadığını göstermektedir.
 
Bir kişinin çok zeki, iyi bir eğitim almış, işinde uzun yıllar deneyimli, işini seven biri olduğu halde EQ’su yaptığı işe uymadığı için işinde başarısız oldukları görülmektedir. Örneğin, kendine güvenmeyen ve sosyal özellikler taşımayan bir kişi satış temsilcisi; ayrıntılara önem vermeyen, konsantrasyonu düşük bir kişinin başarılı bir kalite güvence sorumlusu olamayacağı gibi. Bazı işlerde işin ilişki boyutu çok önemlidir. Örneğin hostesler, satış elemanları, hemşireler, banka şube memurları, sekreterler, asistanlar,  çağrı merkezi çalışanları, otel resepsiyon görevlilerine, çalıştıkları kuruluşlar tarafından çok sayıda eğitim verilebilir. Bu eğitimlerde temel olarak müşteriye gösterilmesi gereken ‘doğru davranışlar’ üzerinde durulur. Doğru davranışlar tabii ki önemlidir, ancak daha önemli olan doğru duyguyu göstermektir.
 
İşi gereği doğru duygusal tepkiyi göstermek durumunda olanlar için temel kavram ‘duygusal emek’tir. Çalışma hayatında bu konu ‘empati’ başlığı altında değerlendirilir. Bu bağlamda empati genel bir kavramdır, çünkü duygusal emek empatiden çok daha özel bir durumdur. Empatinizi geliştirmenin en temel ilkesi olarak yine kendi duygularını doğru algılama karşımıza çıkıyor. Ne hissettiğinizi tam olarak algılayabildiğinizde ve duygularınızla başa çıkmayı öğrendiğinizde başkalarının duygularını algılayabilmemiz mümkün olacaktır. Empati başkalarının duygularını anlamaya çalışma, tavırlarını onların ruhsal durumlarına göre ayarlayabilme becerisi, ikili insan ilişkilerinin temelini oluşturur. İnsanın başkalarıyla iletişimini zorunlu kılan hayatın tüm alanlarında bu kabiliyet önemini artırmakta: İster evlilik olsun, ister ebeveyn-çocuk ilişkisinde, alışverişte ya da yönetimde karşınızdaki insanla psikolojik iletişim kurmanız için size gerekli olan şeydir empatidir. Sonuç olarak empati insanlarla ikili ilişkilerimizde başarıyı belirleyen ve sosyal ilişkilerimizi yönlendiren bir etmendir. Toplumumuzun dokusunu koruyan oldukça önemli ve gerekli bir beceridir.
 
Bununla beraber, eleştiri bir yöneticinin en önemli görevleri arasındadır. Aynı zamanda en çok korkulan ve sürüncemede bırakılan iştir. Bir çiftin duygusal sağlığı anlaşmazlıkları ne kadar iyi dile getirdiklerine bağlı oldukları gibi, iş hayatında kişilerin etkinliği, hoşnutluğu ve üretkenliği de rahatsızlık veren sorunların ne kadar iyi anlatıldığına bağlıdır. Gerçektende eleştirilerin nasıl yapıldığı ve algılandığı kişilerin işlerinden birlikte çalıştıkları ve hesap verdikleri kişilerden ne kadar memnun olduklarını belirlemekte büyük rol oynar. “Üstüm kim, astımı bileyim. İş tanımım, yetki ve sorumluluklarım belli olsun.” anlayışına sahip olanlar, hiyerarşik bir sistem içinde çok başarılı olabilirler. Ancak gerçek ekip çalışmasının yapıldığı bir ortamda, her zaman “gri alan”lar ve “belirsiz sınır”lar vardır. Belirsizliğe karşı düşük toleransı olanlar böyle ortamlarda bocalar ve sık sık kriz yaratırlar. İyi bir ekip çalışması için, yüksek duygusal zeka en temel özelliktir.
 
Geçmişte fazla önemsenmeyen duygusal zeka özellikleri, günümüzde ekip çalışmasındaki belirleyici niteliklerdir. Geçmişte IQ bir işe kabul edilmek için yeterliydi; bugün ise IQ ve EQ birlikte aranmakta ve duygusal zeka ise işte yükselme ölçüsü olarak görülmektedir. Ayrıca, bir liderin en belirleyici özelliği değişim yaratması değil midir? Bunun için de önce kişinin kendisini tanıması gerekir. Çünkü ancak kendisini tanıyabilen insan çevresindekileri anlayabilir. Kendi duygularını tanıyan ve anlayan, kendisini denetleyebilir ve yönetebilir. Kendini yönetebilen kişinin de çevresindekileri yönetme şansı doğar. Bu nedenle başkalarını etkilemek ve değişim yaratabilmek, en başta kişinin kendisinden başlamaktadır. Günümüzde artık bir şirketin en tepe noktasında ki yönetici bir yönetici değil, bir iş lideri olarak algılanmaktadır. Liderin kalitesi, duygusal zekası ve değerleri şirkette çalışan herkesi etkilemekte ve o işletmenin değer sistemini yapılandırmaktadır. Gelecek yüzyılın şirketleri duygusal zekası yüksek liderler tarafından yönetilen, duygusal zekası yüksek çalışanlara sahip, duygusal zekası yüksek şirketler olacaklardır.
Vedat Özeren
MaviBahçe AVYM Müdürü
Vedat.Ozeren@ece.com

Arkadaşına Gönder

x